KASKO POLİÇELERİ VE HASAR ÖDEMELERİ
Tüketiciler sahip oldukları otomobil için ödemiş oldukları ya da krediyle hala ödemekte oldukları bedeli belirli ölçüde garanti altına almak için Kasko Sigorta Poliçesi satın almaktadırlar. Birikimlerinin çalınma, yanma , kaza , doğal afet gibi risklere karşı sigorta ettirilmesi önemli bir gerekliliktir. Sigorta acentelerinden birine ruhsat, kimlik bilgilerinin ulaştırılması ve peşinatın yatırılması ile kolayca başlatılacak olan kasko sigorta poliçesi, aslında bir kağıt parçasından çok daha fazlasını ifade etmektedir. Ancak, tüketiciler poliçenin kapsamları hakkında açıklayıcı sigorta genel şartlarını çoğunlukla almadıkları ya da alıp okumadıkları için tam anlamıyla bilgiye sahip olamamakta, acentenin verdiği bilgiyle yetinmektedirler.
Etrafımızda birçok kez duyduğumuz “sigortam hasarımı ödemedi” sözü gerçekte poliçede açık ve net belirtilen şartların yerine gelmemesi neticesinde sigorta kapsamı dışında kalınmasından kaynaklanır. Alkol ve uyuşturucunun etkisi altında araç kullanırken meydana gelen hasar şüphesiz hiçbir sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyecektir. Bununla beraber teminatın ne olduğunun, hangi şartların gerçekleşmesi ve nasıl durumlarda hasar tazminatı alınabileceği net şekilde bilinmelidir ki; poliçeden kaynaklanan hakkın ne olduğu net bilinsin. Poliçe sigortacı ile sigortalı arasındaki sigorta sözleşmesinin yazılı, yasal delilidir.
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından belirlenen Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları konunun genel çerçevesini net bir şekilde çizmektedir. Sigorta şirketlerinin bu şartlar üzerinde tek başlarına değişiklik yapma ya da keyfi hareket edip yorumlama özgürlüğü bulunmamaktadır. Sadece genel şartlara ilave edilmesine izin verilen ve genel şartların önüne geçmemesi kaydıyla özel şartlar poliçede belirtilebilir.
KISMİ HASAR, ONARIMI MÜMKÜN OLMAYAN PARÇALAR.
Tüketicinin kaza meydana geldikten sonra aracını layıkıyla onarılacak ve kendisinin seçebileceği bir servise çekme özgürlüğü bulunmaktadır. İster kullanılan aracın markasının yetkili servisi olsun , ister başka markanın yetkili servisi olsun , ister özel servis olsun , ister sanayi sitelerinde bulunan ustalara ait servisler olsun bu konudaki tercih tüketiciye ait olup aksi poliçede belirtilmediği sürece onun memnuniyetine göre seçim özgürlüğü vardır. Bireyi ön plana çıkaran günümüz modern dünyasında bu özgürlüğü kısıtlamaya çalışmak zaten düşünülemez.
Sigorta şirketleri hasar yapan tüketicileri anlaşmalı bir servise yönlendirip onarım ücretini de karşılamak suretiyle kolaylık sağlayabilirler. Aracın onarımı yapıldıktan sonra sigortalı tüketici, ödeme almayı beklemeden aracını teslim alabilmektedir. Bu tip örneklerde sigorta şirketi ve servis; kendi aralarında uygulanacak iskontolar hakkında önceden anlaşmış durumdadırlar. Bununla beraber daha hızlı ve daha kaliteli hizmet alacağını düşünen tüketiciler aksi poliçede belirtilmediği sürece özgür seçim haklarını kullanarak anlaşmalı olmayan servislerde de onarım yaptırmayı seçebilirler. Adlarına düzenlenen fatura bedelini kendileri servise ödedikten sonra sigorta şirketinden haklarını tam olarak tahsil edebilmelidirler. Anlaşmalı olmayan servislerde yapılan onarımlar için de sigorta şirketlerinin hasar bedelinden iskonto istemek gibi bir ayrıcalığı olmamalıdır.
Örnek olarak son aylarda sık rastlanılan bir olay ele alalım.
Aracınızı kaza sonrası güvendiğiniz memnun olduğunuz bir özel servise çektirmiş olun. Kısmi olarak hasar alan aracınızın 2 parçası orjinal parçalarla değiştirildi, onarım bittiğinde faturayı ödediniz, sigorta şirketine müraacatta bulunarak bu hasar bedelinin tazmin edilmesini istediniz. Kaza raporunuz, alkolsüz olduğunuza dair rapor, eksper hasar raporu, tüm evraklarınız tamam ve temiatınız geçerli, ancak size ödenen paranın eksik olduğunu görürsünüz çünkü servisiniz sigorta şirketiyle anlaşmalı bir servis değildir ve değişen yedek parçalar orjinal olmasına rağmen servisiniz parçalar için iskonto yapmadığından eksik ödeme alırsınız. Eğer tüm servislerde onarım özgürlüğü yerine sadece anlaşmalı servislerde onarım yaptıracağınıza dair bir özel şart ve bu sayede poliçede iskonto söz konusu değil ise aracınızı istediğiniz servise onarım için götürebilmeniz gerekir.
Bu duruma bir de Kara Taşıtları Sigorta Genel Şartları çerçevesinden bakacak olursak;
3.3.1.3 Kısmi hasar halinde, onarım masrafları ve onarımın layıkı ile yapılabileceği en yakın yere kadar olan gerekli çekilme ve nakil masrafları ödenir. Onarımı mümkün olmayan aksam için yenilerinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki piyasa alım fiyatı esas tutulur……………..
Onarımı mümkün olmayan yani değişen parça için servisinizin orjinal parça kullanarak piyasa alım fiyatı üzerinden size fatura kesmesi yeterlidir. Piyasa alım fiyatı demek piyasada tüketici olarak gidip sorduğunuzda öğrenebileceğiniz, yetkili bayilerde aynı olan orjinal parça perakende satış fiyatıdır. Dünyanın heryerinde perakende ile toptan fiyat birbirinden farklıdır. Alım kapasitesine ve adetlerine göre iskonto elde etmek son derece doğaldır ancak toptan alım yapması beklenmeyen bir tüketici hasar yaptığında, ona ödenmesi gereken bedel şüphesiz perakende fiyat olmalıdır. Piyasa alım fiyatı olarak toptan fiyat belirlenirse, bu içinden çıkılamaz bir kavram kargaşası yaratacağı gibi toptan alım pazarlığı yapamayacak olan tüketici için büyük bir hata olur. Servisiniz size orijinal parçanın perakende satış fiyatından fatura kesmiş olduğuna göre sigorta şirketinin size yapılan ödemede kesinti yapması doğru değildir. Sigorta şirketleri poliçenin satış aşamasında bu konuda daha şeffaf davranarak tüketiciye her servisde onarım yaptıramayacağı konusunda bilgi vermelidir.
Sigorta genel şartlarının içerisinde konuyla ilgili açıkça ifade edilmiş yukarıdaki maddeyi bilen tüketiciler böyle bir eksik ödemeyi mahkeme kanalı ile ilk müracatta alabileceklerini de bilirler. Rekabeti sınırlayan bu uygulamaya göreceli olarak onay veren devletin bazı kurumları tüketici lehine sonuçlanacak mahkeme kararları ile verdikleri onayları yeniden gözden geçirmek zorunda kalacaklardır çünkü verdikleri onaylar kanun niteliğinde değildir ve mahkeme sonuçlarına göre hareket edilir.
Sigorta şirketleri hasar tazmininde şüphesiz gerekli kontrolleri yapıyorlar, bağımsız eksperler değişmesi gereken parçaları tespit ediyor, ücretlerini kontrol ediyorlar, ancak tüketicileri yokuşa süren uygulamalarla onları kendi belirledikleri sağlayıcılara ve anlaşmalı servislere yönlendirme çabası sonu olmayan bir yoldur. Ticaretin ve piyasanın kendi dinamiklerine ve kurallarına uymayan, sonu iyice düşünülmemiş zoraki uygulamalar başarısızlığa ve imaj kaybına yol açar. Yanlış uygulamalar hergün bilinçlenen, beklentileri hergün yükselen tüketici karşısında asla uzun süre dayanamaz, konuyu bütün açılarıyla incelemeden alınan kararlar ve verilen onaylar yeniden gözden geçirilmek zorunda kalacaktır. 16 Ocak 2007
Melih Özhamurkar
3 Mayis 2008 Tarihi itibarıyla bahsi geçen parça tedarik uygulaması sona erdirilmiş olup , rekabet kurumu tarafından tebliğ edilen 08-06/67-21 sayılı karar ile sorun çözülmüştür.
|